3 Yıl Demlenen Bir Aşk Masalı: Gökçe ve Orhan

İnsan ruh eşini bulunca anlarmış da kavuşması zaman alırmış...

Düğün.com çiftleri için tanışma hikayenizi anlatır mısınız?

Gökçe: Birbirimizi 2006 yılından beri tanıyoruz. İkimiz de grafik tasarımcıyız ve daha önce aynı şirkette çalışıyorduk. Sonrasında ben işten ayrıldım, Orhan da askere gitti. Uzun bir süre görüşemedik ama aslında bağımız hiç kopmadı. İnsan ruh eşini bulunca anlarmış da kavuşması zaman alırmış.

Orhan: 2009 yılında bir gün ortak arkadaşlarımızla toplandığımızda bir araya geldik. Öncesinde de Gökçe'yle bir yakınlaşmamız vardı ama ismini koyamadığımız bu durumumuz küçük bir kıvılcımla mükemmel bir ilişkiye dönüştü.

1 - 3 yıl demlenen bir aşk masalı: gökçe ve orhan

Peki ya evlilik teklifini nasıl aldınız?

O.: Gökçe daha önce Galata Kulesi'ne hiç çıkma fırsatı bulamamıştı. Ben de oraya ilk kez benimle gitmesini ve bunun hafızasında çok özel bir anı olarak kalmasını istiyordum. Restorant bölümünden rezervasyon yaptırsam anlar diye düşünüp normal yoldan sıraya girerek, turistik gezi yapacakmışız gibi kuleye çıkmayı planladım. Sanırım kötü bir gün seçmişim çünkü hava buz gibiydi. Bir saat sırada bekledikten sonra nihayet terasa çıktık. Tabi Gökçe fotoğraf çekiyor, benimle ilgilendiği yok. Tam manzaranın en ihtişamlı bölümüne denk geldiğimizde karşısına geçip “Gökçe çok soğuk ellerim kitlendi açamıyorum.” dedim. Gökçe şaşkın şaşkın bana baktı “Nasıl kitlendi?” deyip ellerimi ayırmaya çalışırken yüzüğü gördü. Tepkisi çok komikti; hep anlatıp güleriz.

G.: Yüzüğü görünce “Aaa, aldın mı?” deyip gülmeye başladım. Sürekli evleneceğiz deyip duruyordu. Bir tek yüzük alma kısmını uzatmıştı. “Benimle evlenir misin?” dedi ama gerçekten çok soğuktu. Çok üşüyordum ama bir yandan da çok heyecanlıydım. Ben o heyecanla evet dedim mi hatırlamıyorum ama o bana “Seni bir ömür boyu ısıtacağım.” deyip sarıldıktan sonra etrafımızdaki tüm turistler bizi alkışlamaya başladı.

3 - 3 yıl demlenen bir aşk masalı: gökçe ve orhan

“Evet!” dedikten sonra neler yapmaya başladınız? Düğün hazırlıklarınız ne kadar sürdü?

Evlilik teklifinden bir ay sonra aile arasında isteme ve nişan bir arada oldu. On beş gün sonra da hazırlıklara başladık ve nikah günümüzü aldık. Altı ay sonra nikah masasındaydık.

Tüm süreçte en çok keyif aldığınız hazırlık aşaması hangisiydi?

O.: Mobilya seçimi çok keyifliydi. Tarzlarımız ve zevklerimiz de aynı olduğu için çok keyifli bir süreç oldu. İkimizin de zevkine uyan minimalist eşyalar seçtik.

G.: Ayrıca ev arayışımız da güzel ve heyecanlıydı. Çok kısa zamanda kimseden yardım almadan bütün işlerimizi hallettik ve o sırada benim iş yerinde sabahlara kadar süren mesailerim vardı. Stresli bir süreçti ama tatlı mutluluklar yarattı.

2 - 3 yıl demlenen bir aşk masalı: gökçe ve orhan

Nikah mekanınıza karar verirken göz önünde bulundurduğunuz kriterler nelerdi?

Düğün istemiyorduk zaten. Nikahtan sonra yemek ve eğlence düzenleyecektik. Aklımızda bir kaç alternatif nikan salonu vardı. İnsanların rahat ulaşabileceği yerler olmalı diye düşündük. Bu yüzden Kazlıçeşme Kültür Merkezi bünyesindeki nikah salonunu seçtik. İyi ki de seçmişiz, salondan da nikahımızı kıyan memure hanımdan da çok memnun kaldık ve hala görüşüyoruz.

Nikah organizasyonunuz ile ilgili hangi detaylara önem verdiniz?

Her ne kadar nikah olsa da bizim için müzik çok önemliydi. Elimde Orhan’ın üç yaşında çekilmiş video görüntüleri vardı. O video görüntüleri, çocukluk fotoğraflarımız ve bugüne kadar çektirdiğimiz fotoğraflardan oluşan profesyonel bir slayt gösterisi hazırladım. Bunun için çalıştığım iş yerindeki yapım ekibinden de ufak bir montaj desteği aldım. Müzik seçimimiz ise ikimizin şarkısı olan Edith Piaf/ La Vie En Rose oldu. İmza sırasında ise Madonna/ La Isla Bonita çaldı.

6 - 3 yıl demlenen bir aşk masalı: gökçe ve orhan

Davetiye, nikah şekeri gibi tasarıma dayalı düğün ihtiyaçlarınızı nasıl sağladınız?

G.: İkimiz de tasarımcı olduğumuz için davetiye ve nikah şekerlerini kendimiz tasarlamak istedik. Davetiyemizin tasarımını şeffaf plastik olarak düşündük. Zarfı şeffaftı, üzerinde de kabartma bir kalp ve kalbi oluşturan evlilik yeminimizin sözleri vardı.

O.: Şeffaflık birbirimize bakış açımız ve bir bütün oluşturmamızı temsil ediyordu. Yemin ise aşkımızı, bağlılığımızı ve sadakatimizi… Nikah şekerimiz içinse, minik kavanozlar alıp, onları renkli kurdeleler ile süsleyip, içlerini renkli kuş lokumlarıyla doldurduk. Kavanoz kapağı için de çok tatlı bir sticker tasarladık.

Gelinlik ve damatlığınızı nereden seçtiniz ve düğünden ne kadar önce satın aldınız?

G.: Gelinliğimin hep çok farklı olacağını hayal etmiştim. Bir gün evlilik fuarına gittik ve yüzlerce gelinliğin arasından bir tanesini çekip, ''İşte bu!'' dedim. Markası Chione'du. Denediğim ve beğendiğim tek gelinlik olan bu gelinliğin bedenime uygun özel dikimi için nikahıma üç ay kala hazırlıklara başlandı.

O.: Damatlık damatlıktır fark etmez desem de giyince içime sinmediği için bir süre dolaşmak zorunda kaldım. Sonra hayalimdeki damatlığa Damat Tween'de ulaştım.

4 - 3 yıl demlenen bir aşk masalı: gökçe ve orhan

Düğün günü unuttuğunuz, atladığınız bir şey oldu mu? Bu konuda ne önerirsiniz?

Nikah günü geldiğinde, gelin arabasının süslenmesine epey zaman ayrılması gerektiğini anladık. Baş harflerimizi arabamızın üzerine papatyalarla yazdırmak istiyorduk. Nikah telaşıyla çiçekçinin ellerine bıraktığımız arabanın arkasına isimlerimiz yazılmamıştı. Çiçekçi bu detayı unutmuş ve biz de gördüğümüzde çok üzülmüştük. Evlenecek çiftler gelin arabası süslemesini küçümsemesinler. Bir de evlenmeye karar verdikten sonra internette araştırma yapmaya başladığımızda bize en doğru ve zengin seçenekleri sunan Düğün.com'la tanıştık. Tüm hazırlıklarımızda hep yanımızda olduğunu hissettik. Evlenecek çiftlere tavsiyemiz, bu stresli dönemlerinde Düğün.com'u en iyi şekilde kullanıp işlerini kolaylaştırsınlar.

5 - 3 yıl demlenen bir aşk masalı: gökçe ve orhan

Nikah günü veya hazırlıklarınız esnasında başınıza gelen komik bir olay var mı?

(İki taraf da büyük bir kahkaha patlatıyor.)

O.: Biz erkek tarafı olarak nikaha bir saat kala Gökçe'yi almaya gittik. Kapıyı çalıyoruz, çalıyoruz açan yok! Gökçe'yi arayıp kapıda olduğumuzu söylediğimde bana panikle hala kuaförde olduğunu söyledi. On dakika sonra Gökçe'nin annesi, kardeşi ve halası geldi; fakat Gökçe hala yoktu. Gökçe gelir gelmez gelinliğini giydi ve biz fırladık ama o telaşla annesini, kardeşini ve halasını evde unutmuş yalnızca Gökçe'yi alıp nikah salonuna gitmiştim. Bir de nikah sırasında memure hanım Gökçe'ye Orhan'ı eş olarak kabul ediyor musun diye sorduğunda, Gökçe tam yarım dakika durup düşündü. Sonra bana baktı ve kafasını çevirip tekrar düşündü. O sürede bütün salon kahkahaya boğuldu ama benim için baya stresli bir süreçti.

G.: Bir de Orhan sürekli ayağına basamayacağımı söylüyordu ama beklemediği bir anda ayağına basınca çığlık atan o hali çok komikti.

Bu makale Bihter Tunç tarafından yazılmıştır.

Yorumlar (1)

+ Yorum Yaz

Yorumunuz başarıyla alınmıştır, editörlerimizin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

A Aysu