Kader Mark Zuckerberg’i Kullanıp Onları Bir Araya Getirdi: Pınar ve Alpay

Baktım kağıt üzerinde de gayet yakışıklı, okulu ve işi düzgün, beğenince normalde hiç huyum olmamasına rağmen ekledim. Alpay’ın da tanımadıklarını ekleme gibi bir alışkanlığı olmadığı düşünülünce kader Mark Zuckerberg’i (Facebook’un kurucusu) kullanıp bizi bir araya getirdi diye düşünüyoruz.

Nasıl tanıştınız?

Facebook’tan bir akşam arkadaşlık teklifi geldi. Ertesi sabah işe giderken kim diye baktım, Alpay Başaran diye biri! 4 ortak arkadaşımız olduğu için acaba tanıyor muyum diye arkadaşlarımıza baktım. 3 kişi danstan; öyle olunca dans gecelerinde bana asılacak biri zannedip kendi kendime bir de kızdım, ama 4. Ortak arkadaşımız benim Boğaziçi Üniversitesi’nden efendi ve düzgün bir arkadaşım olunca profiline tıkladım. Baktım kağıt üzerinde de gayet yakışıklı, okulu ve işi düzgün, beğenince normalde hiç huyum olmamasına rağmen ekledim. Alpay’ın da tanımadıklarını ekleme gibi bir alışkanlığı olmadığı düşünülünce kader Mark Zuckerberg’i (Facebook’un kurucusu) kullanıp bizi bir araya getirdi diye düşünüyoruz.

Evlenme teklifi nasıl geldi?

Hahaaa! Hiç romantik olmayan bir şekilde! Temmuz 2014’te tanıştık. Ocak 2015’te satın almak için evlere bakarken benim de görmemi istiyordu, emlakçılara beni ‘Nişanlım’ diye tanıtıyordu. Evi aldıktan sonra konuşurken, “Biz ne zaman evleneceğiz ya?” dedi. Ben de, bilmiyorum, bir ara evleniriz, diyerek aynı anti-romantik tarzda cevap verdim. Çok ciddiye de almadım sanırım bu konuşmayı çünkü Alpay 1 hafta sonra, “Ee, ne zaman gelelim istemeye?” deyince anladım ki ciddiymiş. İsteme tarihini belirledik ve o hafta Alpay bana tek taş yüzük hediye etti.

Düğün planlama süreci nasıl ilerledi, hazırlıklar ne kadar sürdü?

Çok uzun uzun planlama yapmadık. Bir kere internetten evleri inceledik. Baktık saçma sapan, bakımsız evlere dünyanın parasını istiyorlar kira olarak, annem diğer evindeki kiracılara benim evleneceğimi haber verip çıkma süresi belirledi. Sonra evin içi baştan sona yıkılarak tesisat dahil yenilendi ve tüm bu süreci annem tek başına yürüttü, biz sadece renkler konusunda fikir belirtip fayans ve koltuk alışverişine gittik. Mobilyaları da özel yaptırdık.

Gelinlik için 3 yere baktım, ilk giyer giymez içime sinen modeli aldık. Ayakkabılarımı yurtdışından kalıbının bana çok iyi uyduğunu bildiğim ve acıtmayan bir markadan sipariş verdim. Saç ve makyaj en çetrefilli kısım oldu, çünkü hem o en özel günde çok güzel, hem de kendim gibi olmak istiyordum. Çok ağır makyaj olmasın, gelinlikle ve kişiliğimle uygun saç-makyaj olsun derken tam da içime sinen bir gelin oldum!

Düğün mekanına nasıl karar verdiniz? Seçim yaparken neleri göz önünde bulundurdunuz?

Düğün yapmayalım, çok az kişiyle eğlence olsun mantığı ile yola çıktık. Nikah ve eğlence ayrı olsun, çünkü evi de yaptırdığımız için bütçemiz çok kısıtlıydı! Birkaç yere gittik, ya fiyatlar çok yüksekti, ya da hizmet olarak tatmin etmeyecekti. Tam bunalmaya başlamıştım ki, annemin bir arkadaşının kızı da seneye evleneceği için 1 yıl önceden yer bakmaya başlamış, bir otelden bahsetti, saat 21.00 gibi haber verdiler, biz de o saatte otele gittik. Sağ olsun yardımcı oldular ama satış ekibinden biri ile görüşmek gerekiyormuş.

Bize Güler Hanım’ın ismini verdiler. İsminin hakkını fazlasıyla veren çok güler yüzlü bir görevli bizimle ilgilendi, durumumuzu anladı ve yapabileceği tüm kolaylıkları yapmaya çalıştı. Böylece tüm misafirlerin çok beğendiği, bizim ‘Ne çabuk geçti yaa’ diye üzüldüğümüz harika bir organizasyon ve gece ortaya çıktı! Elite World Taksim otel çalışanları işlerinde tam profesyoneller ve hem düğün sahiplerinin konforu ve keyfini hem de tüm misafirlerin mutluluğunu sağladılar.

alternatif metin

Düğün fotoğraflarınızı kim çekti? Çekim gününü biraz anlatır mısınız?

Efe Babacan ve ekibi ile anlaştık. Çekim sabahı Alpay beni saç-makyaj için Etiler’e bıraktı. Ben hazırlanırken gelin buketimi aldılar, evden gelinliğimi ve annemi de alıp yanıma geldiler. Saç-makyajımın yapıldığı yerde hazırlandım. Annemin makyajı yapılırken biz çekimler için Baltalimanı Japon Bahçesi’ne gittik. Yanımızda tüm koşturmalarımızda bulunan Süleyman Abimiz ve arkadaşımız Yusuf da vardı. Efe’nin ekibinden Özgür diye bir arkadaş fotoğraflarımızı çekti. Çekimlere Emirgan Korusu’nda devam ettik. Çekimlerde Yusuf ve Süleyman Abi de gönüllü olarak kendi makineleriyle çekim yaptılar ve çok eğlendik.

Fotoğrafçı kararını verirken önceki çalışmalarını inceledik, bize karşı tutumlarını değerlendirdik, profesyonel olması bizim için çok önemliydi ve son dakikada kötü bir sürprizle karşılaşmak istemiyorduk. Yine üniversiteden yeni evlenen ve çekimlerini Efe ile yapmış arkadaşlarımız Efe’yi önerdi, görüştük ve kendisiyle çalışmaya karar verdik. Bu anlamda çekimlerden ve albümden de çok memnun kaldığımızı belirtmek isterim.

Gelinliğinizi nereden aldınız? Aklınızdaki gelinliğe sahip olabildiniz mi?

Gelinliğimi Pronovias’tan aldım. Denedim, bayıldım, içinde kendim gibi hissettiğim, sırt dekoltesine, göğüs kısmına ve eteklerine kısacası her şeyine bayıldığım bir gelinlikti! Bedende oynama yapılmadı, sadece boyu kısaltıldı, beğendikten sonra bir provaya gittim. Süreç gayet güzel geçti, İstinye Park Pronovias ekibi de yine son derece ilgili ve güler yüzlüydü. Siparişi verdikten sonra 2 ay yurtdışından gelmesini ekledik. Nikaha 10 gün kala provamızı tamamladık ve nikahtan bir gün önce gelinliği aldık.

Gelin saçı ve makyajınızı nerede yaptırdınız? Öncesinde prova yaptınız mı?

Saç ve makyajımı Çağdaş Uluçay ve ekibi yaptı. Öncesinde prova yaparak ne istediğime daha net karar verebildim. Hem provada hem de düğün gününde Çağdaş çok özenerek çalıştı, aklımdakini bana yakışacak haliyle yüzüme aktardı ve sonuç harika oldu.

Damatlığı nereden aldınız? Diktirdiniz mi, hazır mı aldınız?

Damatlığı İstinye Park’a spor ayakkabı almaya gittiğimiz bir gün hadi bir bakalım fikrimiz olsun diye ilk girdiğimiz mağaza olan Cacharel’den aldık! Hazır aldık ancak dikilseydi de zaten Alpay’ın üzerine bu kadar oturan bir damatlık olurdu, daha fazla değil.

Davetiye ve nikah şekeri gibi tasarım ürünlerinde tercihiniz neydi?

Davetiyede ben Kız Kulesi’ni sevdiğim için üzerinde kız kulesi bulunan bir zarf seçtik. Nikah şekeri olarak da Alpay dalış eğitmeni olduğundan ve ikimiz de denize aşık bir çift olduğumuzdan birkaç farklı renkte gemi seçtik.

Davetiye sözünüz neydi?

Gayet klişe ve durumu özetler bir cümleydi: ‘Bu mutlu ve özel günümüzde yanımızda olmanızdan mutluluk duyacağız’.

Dans kursuna gittiğiniz mi? İlk dans parçanız hangisiydi?

Dans kursuna Harmandalı öğrenmek için gittik. Alpay Balıkesirli olduğu için düğününde harmandalı oynamak istiyormuş. Dans hocamız Kutsal Hoca sağ olsun bir güzel öğretti bize. Son derste 10 dakika ilk dans için de birkaç figür öğretti.

İlk dans müziğimiz Savage Garden’Dan ‘Truly Madly Deeply’ idi çünkü sözler çok güzel ve anlamlıydı, benim çok sevdiğim bir şarkıydı, Alpay da ilk dinlettiğimde çok beğendi, böylece karar verildi. Herkes de ilk dansımız sonrası kursa gittiğimizi düşünmüş, aslında düğün pastasından sonra Harmandalı ile asıl sürprizi yaşadılar ve çok beğendiler.

Düğün günü başınıza gelen komik bir olay oldu mu?

Ben saç-makyaj hazırlığındayken Alpay gelin çiçeğimi almış. Çiçeği yapan arkadaş da bana fotoğrafını gönderdi. Beğenmediğimi, hayatta kullanmayacağımı söyledim. Alpay’ı aradım ama nasıl üzgünüm, hayal kırıklığı içindeyim! Götür o buketi geri, istemiyorum onu, bana sadece beyaz güllerden bir tane hazırlasın dedim. Yarım saat sonra istediğim buket hazırdı. Tabi benim sinirlerimin bozulmasını ve enerjimin düşmesini engellemekte başta Alpay süper yapıcı tavrıyla, sonra da Çağdaş beni eğlendirmeye çalışarak, hallolacağını söyleyerek oldukça etkili oldular.

Düğün günü unuttuğunuz bir şey oldu mu?

Evet, keseyi evde unutmuşuz! Hahahahaa, elimizde beyaz bir karton poşetle takıldık takı töreninde.

Düğününüzün en güzel anı neydi?

Nikahtaki ‘Evet’ deme anıydı çünkü birbirimizle evlenmiş olmak bize göre en güzel şey.

Düğününüzün en duygusal anı neydi?

PS: Babamın nikah için evden çıkmadan önce Alpay’a ve bana yaptığı özel konuşmaydı. Ağlayacağız diye korktum, zaten ramak kalmıştı!

AB: İlk dans!

Balayınızı nerede yaptınız?

Önce Madrid’e uçtuk, 3 gün oranın altını üstüne getirdikten sonra Meksika’ya uçtuk, Playa del Carmen’de 5 yıldızlı bir otelde 1 hafta kaldık ve tüm her şey gibi yine içimize çok sinen ve çok eğlendiğimiz bir balayı geçirdik.

Düğün.com Çiftlerine neler tavsiye edersiniz?

Bizim ailelerimiz bize yardımcı olmak için ellerinden geleni yaptılar, birbirleri ile en ufak anlaşmazlık yaşamadılar, dolayısıyla bizim için hiç huzursuzluk olmadı. Bu süreç biraz stresli olabilir ancak çiftler aynı amaç için uğraştıklarını unutmamalı. Bunun ikisinin de özel günü olduklarını bilmeli ve erkekler de ellerinden geldiğince kadınları anlamaya çalışıp aslında ilgilerini çekmese de hazırlıklarla uğraşmalı, zaman ayırmalı. Çift sırf o gün özel bir gün diye de boylarını aşacak, maddi olarak da sıkıntı yaratacak saçma isteklerde bulunmalı. O gün mutlu olmak istediğimiz bir gün ve bir gün mutlu olacağız diye ne kendimiz ne de karşımızdaki mutsuz olmamalı!

Bu makale tarafından yazılmıştır.

YORUMLAR (0)

+ Yorum Yaz
İncelediklerim
TÜMÜ