Yönetmenin Kızı Dişçi Koltuğuna Oturunca: Gökçe ve Osman!

O anın keyfini çıkarmaya çalışın. Aksilikler de bu güzel hikayenin parçasıdır, olabilir. Daha sonra gülüp geçeceğiniz şeyler için canınızı sıkmayın.

Nasıl tanıştınız?

Osman: Ne zaman ki ben TRT’de yayınlanan bir programa konuk diş hekimi olarak katıldım ve sonrasında programın yönetmeni kızını yani Gökçe'yi kliniğime muayene olması için yönlendirdi, işte bizim hikayemiz o zaman başladı.

Hasta koltuğunda oturan Gökçe’ydi ama asıl ona hasta olan bendim. Öyle ki ilişkimizin henüz birinci ayında evlilik kararı aldık. Ne mutlu bana ki yönetmenimiz kayın babam, beni kendine hasta eden kişi de hayatımın en kıymetlisi, eşim oldu.

Gökçe: Osman'ı klinikte ilk gördüğümde ne kadar çaktırmamaya çalışsam da, daha önce hayatımda hiç hissetmediğim bir heyecan duydum. Bizimkisi apaçık ilk görüşte aşk dediklerindendi. O an tüm diş ağrılarımı unutmuştum!

4 - yönetmenin kızı dişçi koltuğuna oturunca: gökçe ve osman!

Evlenme teklifi nasıl geldi?

Üç arkadaş Gökçelerin evine yeni aldıkları avizeyi takma bahanesiyle gittik. Olacaklardan Gökçe hariç herkesin haberi vardı. Evlerinin bahçeli olmasının da avantajını kullanarak dışarıya büyük bir pankart ve ona eşlik edecek konfeti, meşale, maytap gibi her şeyi hazır etmiştim.

Ben dışarı çıkıp elimde yüzük ve çiçekle Gökçe’nin dışarı çıkarılmasını bekledim. Sonrası tahmin edebileceğiniz gibi gelişti. Ancak Gökçe’nin tüm maytaplar ve meşaleler söndükten sonra dışarı çıkması işin trajikomik tarafıydı.

5 - yönetmenin kızı dişçi koltuğuna oturunca: gökçe ve osman!

Düğün planlama süreci nasıl ilerledi?

Aralık ayında ilişkimiz başladı. Gerek sevgimizin yoğunluğu gerekse ailelerin birbirlerini çok sevmesi süreci daha da hızlandırdı. Nisan ayında nişanımızı, 5 Eylül’de de düğünümüzü yaptık. Yani ilişkimizin 9. ayında evliydik.

Düğün mekanına nasıl karar verdiniz?

İkimizin de önceliği düğünümüzün açık havada olmasıydı. Yaptığımız araştırmalar sonucu Sarayköy Cennet Bahçesinde karar kıldık. Yeşilliğin tam ortasında harika bir yer. Düğün akşamı havanın çok güzel olup ertesi gün inanılmaz yağmur yağması bizim için büyük şanstı ama yine de bu riske girmeye değdi. Kır düğünü çok farklı oluyor gerçekten.

3 - yönetmenin kızı dişçi koltuğuna oturunca: gökçe ve osman!

Bir organizasyon firmasıyla çalıştınız mı? Düğün temanız neydi?

312 Organizasyon ile çalıştık. Tabi burada mekanla organizasyon şirketinin uyumu da çok önemli. Bizim temamız nostaljik romantizmdi.

Düğün fotoğraflarınızı kim çekti?

Ömer Faruk Çiftçi ile çalıştık. Fotoğraflarda farklılık ve doğallık en önemli iki kriterimizdi.

Hayatınız boyunca size o özel anları en güzel şekilde yansıtacak ve hatırlatacak eller çok önemli.

Daha önce yapmış olduğu çekimlere de bakarak Ömer Faruk Çiftçi’de karar kıldık. Düğün hazırlığı sürecinde içimize en çok sinen tercihlerden birisi de bu oldu.

2 - yönetmenin kızı dişçi koltuğuna oturunca: gökçe ve osman!

Gelinliği nerden aldınız? Süreç nasıl gelişti?

Düğün hazırlıklarına ilk başlangıcımız gelinlik ile oldu. Gökçe moda tasarımıyla ilgilendiği için gelinliğini kendi çizip tasarladı ve düğünden yaklaşık 5 ay önce Ankara’da bir moda evinde diktirmeye başladı. Tam da hayalindeki gibi oldu. Gelin adaylarına tavsiyemiz; illa hazır kalıp gelinlik almaya çalışmasınlar. Kendi özgün fikirleriyle kendilerine en çok yakışacak gelinliği rahatlıkla diktirebilirler.

10 - yönetmenin kızı dişçi koltuğuna oturunca: gökçe ve osman!

Gelin saçı ve makyajı nerede yaptırdınız?

Makyajı freelancer bir makyöz olan Nilay Kadıoğlu'na yaptırdım. Sizin isteklerinizi çok iyi anlayıp kaliteli malzeme kullanarak yüzünüze ve saçınıza en uygun makyajı yapan, işinde çok iyi bir profesyonel... Gelin saçını ise hiç riske girmeyerek çocukluğumdan beri gittiğim bir kuaföre yaptırdım.

1 - yönetmenin kızı dişçi koltuğuna oturunca: gökçe ve osman!

Damatlığı nereden aldınız? Diktirdiniz mi hazır mı aldınız?

Öncesinde siyah ceket mi yoksa beyaz ceket mi diye çok gelgitler yaşasam da sonunda siyah ceketli takımda karar kıldım ve tercihimiz Beymen oldu. Kalıp gayet iyiydi ve diktirmeye hiç gerek kalmadı.

Davetiye ve nikah şekeri gibi tasarım ürünlerde tercihiniz neydi?

En çok zaman alan ama bir o kadar da keyifli şeylerden biri de davetiye ve nikah şekeri seçimi oldu. Davetiyede düğün temamıza uygun romantik bir konsept aradık. Sade ve şık dantel şeklinde bir zarf tercih ettik. Üzerinde davetlinin ismini asılı olduğu saten bir kurdele vardı.

Nikah şeker süsünde romantizmin simgelerinden biri olan bisikleti tercih ettik. Pudra pembesi renginde, üzerinde gelin damat olan selesinin altından danteller çıkmış, sepetinde şekerler olan tatlı bir bisiklet.

Davetiye sözünüz neydi?

“Ebedi beraberliğe ilk adımı attığımız bu çok özel günümüzde sizleri de aramızda görmek bizleri onurlandıracaktır.”

6 - yönetmenin kızı dişçi koltuğuna oturunca: gökçe ve osman!

Dans kursuna gittiniz mi? İlk dans parçanız hangisiydi?

Eşim ve ben dans etmeyi çok sevdiğimiz için kendi dans koreografimizi kendimiz planladık. İlk dans parçamız ise Luz Casal - Historia de Un Amor’du.

Düğün günü başınıza gelen komik bir olay oldu mu?

Komik olmayıp daha çok trajikomik olan bir olay oldu. Telefonla arayıp davet ettiğimiz ve davetiye gönderdiğimiz bir yakınımız masa düzeni için olan listede adını göremeyince ki yazarken atlanılmış maalesef, mekanı terk edip gitti.

7 - yönetmenin kızı dişçi koltuğuna oturunca: gökçe ve osman!

Düğününüzün en güzel anı neydi?

İlk çıkış anı! Tüm ışıklar kapatıldı ve mekanı sadece yanan meşaleler ve maytaplar aydınlatıyorken bizim Can Atilla-Rumeli Hisarı müziği eşliğinde davetlilerin arasından geçişimiz, herkesin dolan gözlerle bizi alkışlaması… Düğün görüntülerinde sürekli başa sarıp izlediğimiz harika bir andı.

Peki en duygusal an neydi?

İki dans şarkımız vardı ve 2. şarkı Güzide Kasacı’dan Böyle Bir Kara Sevda idi. Orijinal plak sesinden enfes nostaljik bir şarkı... Tabi bu şarkı başlayıp biz dans etmeye devam ederken nakarat kısmında Gökçe gözyaşlarını daha fazla tutamadı ve biz dansın geri kalanını sadece sımsıkı sarılarak bitirdik. Daha sonrasında çoğu davetli o an ne kadar etkileyici ve güzel göründüğümüzü söylemiştir.

8 - yönetmenin kızı dişçi koltuğuna oturunca: gökçe ve osman!

Balayınızı nerde yaptınız?

İtalya: Napoli, Floransa, Roma, Venedik! Gökçenin baya bir yurtdışı seyahati var. Tanışmamızın başlarında ona ''Bu kadar yere gittin, gitmek istediğin başka bir yer kaldı mı?'' diye sormuştum. O da ilk olarak Venedik demişti. Çünkü oraya hayatımın en özel insanı ile gitmek istiyorum demişti. Ne mutlu bana ki o özel insan ben oldum ve beraber Venedik’e gittik.

9 - yönetmenin kızı dişçi koltuğuna oturunca: gökçe ve osman!

Dügün.com çiftlerine neler tavsiye edersiniz?

Düğünde başkalarını mutlu etmek için gereksiz harcamalar yapmayın. Her şey bittikten sonra herkes düğünü unutuyor ama siz unutmuyorsunuz. Sonrasında pişman olmamak için o anın keyfini çıkarmaya çalışın. Aksilikler de bu güzel hikayenin parçasıdır, olabilir. Daha sonrasında gülüp geçeceğiniz şeyler için canınızı sıkmayın.

Bu makale Bihter Tunç tarafından yazılmıştır.

Yorumlar (1)

+ Yorum Yaz

Yorumunuz başarıyla alınmıştır, editörlerimizin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

G Gbrdk

geçekten gelin çook güzel olmuş maşallah